Tüm KEŞKE'lerim...
Bugüne kadar lise, üniversite kompozisyonları haricinde yazı
yazmış biri değildim, ama artık yazabileceğimi biliyorum. Çok acıdır, keşke hiç
bunu hiç yapamamış olsam, keşke yazdıklarım sadece lisedeki, üniversitedeki
kompozisyonlarımda sınırlı kalsaydı ama zaten yazımın tümü neredeyse bu “keşke”lerle
geçecek, şimdiden uyarayım J
18-20 yaşlarında her genç gibi benim de hayallerim, hayatla
ilgili son derece pozitif beklentilerim vardı. Sanıyorsun ki iş-güç, para, aile
her şey mükemmel olacak. Sonra yavaş yavaş gerçeklerle yüzleşiyorsun. Ha bunların
hepsini gerçekleştirebilmek için her türlü imkana da sahiptim, normal bir çaba
ile gerçekten herkes için çok mutlu (ya da en azından mutsuz olmayan) bir hayat
kurabilirdim. Yapmadım, yapamadım… o yüzden de geri kalan zamanda tek söyleyebildiğim
ve söyleyeceğim “keşke”lerle dolu cümleler olacak.
Ne bileyim insan belki de bu kadar şanslı olmamalı. Bunu bir
süre sonra anlıyorsun aslında, çok şanslı olduğunu ve bu şansı kullanamadığını.
Mesela gençlik yıllarında aile bakımından bu kadar şanslı olmasam, ne istersem
arkamda durmasalar, maddi manevi sürekli ama sürekli destek olmasalar belki de
yapmam gereken şeyleri daha önceden yapacaktım (ki çoğunu hala yapmadım). Güçlü
olmam gerektiğini bilecektim ve böyle davranacaktım.
Bu kadar mükemmel bir eşim olmasa, bana sürekli “maddi! , manevi!” yıllarca destek olmasa, her hatamı ve
onun için yapmaya söz verdiğim şeyleri yapmadığımda bana destek olmasa daha
güçlü olabilirdim belki diye düşünüyorum. Ha bunlar bu insanların hata yaptığı
anlamına gelmiyor, sadece bana güvendikleri anlamına geliyor.
Eşimle gerçekten büyük bir aşkla evlendik, çünkü çok
mantıksızdı o zaman bunu yapmak, gereksizdi, bekleyebilirdik ve beklemeliydik
de. Benim böyle olacağımı kimse bilemezdi ama, ben bile!! Herkesin güvendiği
gibi bana, ben de güvenmiştim kendime, hayallerim vardı çünkü, hayallerimiz…
Burada, yaşananları spesifik olarak anlatmayacağım, aslında
sorunlarımın hemen hemen hiçbiri direk olarak evlilik hayatı ile alakalı şeyler
değil. Bunlar tamamen birinin yapmam gereken şeyler ve yapmadığı şeyler olarak
çıkıyor karşıma ki evlenmemiş olsam da olması gereken şeylerdi, çok basit
şeylerdi…
Neyse konuyu dağıtmayayım, dedim ya ilk defa böyle bir yazı
yazıyorum, editöryel bişeyler beklemeyin J
Eşimle tanışmamızdan yaklaşık 1,5 yıl sonra evlenmiştik. Ki onun
fedakarlıklarının başlangıcı zaten evlenebilmek için olmuştu. Ha ben hiç mi bir
şey yapmadım? Tabii ki yaptım. Ama hep telafi mahiyetinde oldu…
Ve sonra hayatımızın değiştiği gün, berbat bir durumdayken
eşimin hamile kalmasıydı. Çocuk belki beni değiştirir daha çok çaba sarfeder ne
yapar ne eder bakarım diye düşündüm, o an kendime de güvendim. Ama hiçbir zaman
evimizin “direği” ben değildim, e tabii eksikliğimin birisi tarafından
kapatılması gerekiyordu, böyle olmalıydı, oldu da… Ama düşünüyorum da
yaşadıklarım sadece maddi bir şey değil! “keşke” tamamen böyle olsaydı ama
değil! Düşün ki birisini ölesiye seviyorsun, ve o kişi senden sadece 1 tek şey
istiyor 1!! ( yazı ile: BİR TEK ŞEY!) Ve sen yıllar boyunca bu bir tek şeyi
yapmıyorsun. Karşındaki süre sonra soruyor sana “ bu nasıl sevgi diye” haklı,
bu nasıl sevgi! Sevmeyi bile beceremiyorum demek ki. Ya da sevginin aşkın
gerektirdiklerini anlayamıyordum ( ha öl dese ölürüm o derece seviyorum o
ayrı).
Karşımdakinin mutlu olmasından mutlu oldum. Yani yeni bir
şey alayım, şöyle bir yerde yaşayayım o zaman çok mutlu olurum diye düşünmedim.
Yaptığım belki de büyük hata idi bu! Önce kendini mutlu et! Böylece karşındaki
daha kolay mutlu edebilirsin…felsefe bu galiba ( ama bunu şimdi düşünebiliyorum)
Bu arada doğrudur evlilik bir süre sonra alışkanlığa, rutine
bağlanabiliyor. Zaman zaman da bu rutini bozabilmek adına girişimlerim olmadı
değil ama bu girişimler günlük, haftalık girişimlerdi. Hey şey maddiyata
dayanıyor zannediyordum, ne alakası var! Bedava yapabileceğim o kadar çok şey
vardı ki! Beklenti o kadar da yüksek değil be adam kullan işte bunu, bak
sıçacaksın! Yok! Mal mal dur sen öyle…neden? Her kayıp gidişinde yeniden
yakalamayı başarmıştım çünkü belki de. Ama derler ya çekirge bir sıçrar, iki
sıçrar… buradaki çekirge benim, bayağı da bir sıçradığım doğrudur. Ama bir
düşün yahu, atasözü bile var bu konuda. hooop!!
Neyse dedim ya TEK BİR ŞEY vardı istenilen diye. Ama o tek
birşeyi yapmak yerine başka şeyler yaparak mutlu etmeye çalıştım karşımdakini
fakat şunu anlamamıştım; başka şeyler değil ki o TEK BİR ŞEYdi mutlu
edebilecek. Şimdi neymiş lan bu tek bir şey? Ne istiyormuş ki bu diye
düşüneceksiniz. O TEK BİR ŞEY var ya aslında BENİM için istediği TEK BİR ŞEYdi,
kendisi için değil. Yani onun için yapmam gereken o şey aslında gerçekten
kendim için yapmam gereken şeydi, ha o şeyi hala yapabilirim ve yapacağım da. Ama
“keşke” işte….
Belki de herşey bir şekilde yürüyor, devam ediyor diye
düşünüp yeterince çaba sarf etmedim. İstemedim mi? Çok istedim ama beni
durduran neydi onu da bilmiyorum! Neyse artık bişeyler beni durdurdu, olmadı…
belki artık yapmam gereken şeyleri yapmak için çok geç ama şuandan itibaren
şunu da biliyorum ki bu TEK Bir ŞEY ya da İKİ ŞEYİ isteyecek bir kişi daha
olması. Bundan sonraki tüm çabam kaybettiklerime bir yenisini daha eklememek
adına olacaktır. İnsanın içinde hala hep bir ümit kalıyor, böyle yaratılmışız. Bir
şeylerle için çaba sarf edebilmek için ister kendin için ister başkası için
içinde hep bir ümit parçacığı kalıyor, insan garip bir yaratık…
Bir gün tüm bu “keşkeleri” “iyi ki” ye çevirebilmek gibi bir
ümidim var içimde, ümit işte saçma da olsa... Ha çok geç kaldığım şeyleri (ki
genelde erkenciyimdir J)
belki değiştiremeyeceğim ve bunun acısını hep yaşayacak ve yaşatacağım ama
değişeceğim. “keşke” daha önce değişebilseydim.
Ben büyüdüm, büyümek acıtıyor ama tüm hatalarının,
yaşadıklarının, yaşattıklarının önündeki perdeyi kaldırıyor. Hatırlıyorum çiçekli
bir perde vardı, o artık yok! L
Bunun bir süreç olduğunu düşünüyordum ama bende anlık oldu. “keşke” daha önce
olsaydı.
Şimdi gelelim kıssadan hisseye. Herkes bence yaşadıklarından
ders çıkarabiliyor, kesinlikle herkes. Ama burada sonucu etkileyen şey bu dersi
ne kadar çabuk çıkarabildiğin, bazısı çabuk, bazısı geç. Geç olanlar için
şimdiden geçmiş olsun….