Çok romantiktir değil mi yıldızları seyretmek, hele ki kayan
yıldızları? Neden? Uzayda uçuşan gök taşları dünyanın atmosferine giriyor,
yanıyor, tutuşuyor ve sonra da küle
dönüp yok oluyor… yani aslında bilimsel, astronomik bir olay. Bunu neden
içselleştirip dilekler tutup, yanımızda sevgililerimiz, eşlerimizle seyretmek
bizde garip bir his yaratır? Belki de nadir olduğu için, her zaman görebildiğin
bir şey değil sonuçta.
Belki de insan kendini o gök taşına benzetir bilinç altında;
sevdiğinin atmosferine giriyorsun, yanıyor parlıyor en değerli şey oluyorsun,
sonra da yanıp kül oluyorsun. Çok şiirsel oldu galiba J daha çok acayip şeyler
yazabilirim bu basit doğa olayı hakkında, demiştim ya perde kalktı bi kere J
Bir ritüel gibi sevgilinle plajda, dağda ya da ormanda
koruda yatıp yan yana onu seyretme, 1-2 tane yakalama çabası vardır. Görünce de
ahh! Bak işte orada diye gösterirsin, ama diğeri için çok geç… ha işte böyle
aynı anda belki 2-3 tane yakalarsın bir gecede. Birlikte görürsün, bitmesin
diye de dua eder bazen görmesen de “gördüm, gördüm!!” dersin usanıp gitmesin,
bitmesin diye. Biten çoktan bitmiş ama “an” devam ediyordur ve elinde kalan o “an”ın
artık değerini biliyorsundur, bitmesin istersin işte…
Binlerce yıldızın altında saatlerce kafanı gökyüzüne dikmiş,
yıldızlara bakıyorsun… yahu yıldızlar bahane! Bana ne kayan yıldızdan,
meteordan! Bilmez ki kafam gökyüzüne dönmüşken gözüm sendedir…Biraz da üşüsün istersin aslında sana biraz daha sokulsun diye! hem çok keyifli
hem de hüzünlü… yaşadığın andan ötürü bir keyif, kaybettiğini düşündüğün
duygular için de bir hüzün (biraz edebiyat parçalayalım J )
Neyse, demem o ki gecenin köründe “meteor yağmuru izleyelim”
diye evden çıkmak bahane! Vallahi… gerçek olan ise o “an” her şeye rağmen
güzeldir sevdiğinle yalnız, yıldızların altında olmak, serin havada sıcaklığını
hissetmek belki biraz dokunmak... biraz da sıcak çay...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder